
Fransa başbakanın hükümeti 12 saat ayakta durabildi. Başbakan istifa etti. Ancak 27 gün dayanabildi.
LR, yani Cumhuriyetçiler birbirlerine girdiler. Yani zaten azınlıkta olan ve yıllar önce Fransa’yı değişik siyasi parti isimler altında idare eden LR’de artık çatlaklar yok, iç savaş var gibi gözüküyor. Macron’un ise sondajlarda yeri neredeyse yakında tek rakamlara düşeceği gözüküyor.
Anlatalım.
27 Aralık 2024 tarihinde ‘Fransa karanlığa gömülüyor’ diye bir makale yayınlamıştım.
İsteyen tekrar okur.
Başbakan Barnier Fransız Anayasasında yazan 49:3 maddeyi kullandığı için ağır bir şekilde cezalandırıldı diye yazmıştım. Madde 49.3 bir başbakanın Meclis oylamasına sunmadan kanunları zorla geçirmesidir.
Yemediler. Ve Barnier düşmüştü.
23 Aralık’ta Bayrou geldi, aynı hikâye… Yine son derece azınlıkta olan partilerden bakanlar seçti.
O da gitti.
Sonra Macron’un inatları yüzünden, yine en yakın arkadaşlarından birisi olan LeCornu’yü başbakan yaptı.
Herkes itiraz etti, haklı olarak…
‘’Ben hiçbir zaman 49.3’ü kullanmayacağım’ dedi.
Bazıları cevap olarak, ‘ eee sonra?’ dediler.
‘Ben hükümetim hem formunu hem de kökünde değişiklik yapacağım’ dedi..
Sen misin bunu diyen.
Macron saraya çağırdı ve kulağını çekti.
Herkes merak ediyordu, nasıl bir Macronist böyle bir vaat verebilir, diye?
5 Ekim akşamı yeni hükümeti açıkladığında gözlerime ve kulaklarıma inanamadım.
Aynı sorumsuzları, değişik bakanlıklara yönlendirerek tekrar bakan yapmıştı.
Albert Einstein galiba şöyle demişti. ‘ Her zaman aynı şeyi yaparak değişik sonuç bekleyenler aptallar’.
Dün gece yani 5 Ekim gecesi hükümeti kurdu ve 12 saat sonra istifa etti.
Hükümet TV’lerde ilan edilir edilmez, Fransız tarihinde belki de bir ilk olarak, birkaç dakika sonra hemen hemen bütün partilerin temsilcileri TV’lerde başbakanı kınadılar. Sağdan sola ve merkezdeki bazı milletvekilleri dâhildi bu kınamalara.
Macron en başta, eğer bir sosyalisti başbakan seçseydi, güvenoyu almasa bile herkes ‘adam görevini yerine getirdi’ derdi.
Ama yooook.. Koltuk meraklısı…
Fransa’da bütçe yok, emekli maaşları donmuş durumda, çeşitli narkotikler ilk ve ortaokulların kapısında serbestçe satılıyor, alım gücü azalmaya devam ediyor, borçlar daha da artıyor, mülteci problemleri tam yol devam, Nice’de, Marsiya’da neredeyse her hafta sokaklarda cinayetler oluyor, halk son derece huzursuz.
Artık Macron’un gitme zamanı gelmiştir. Aşırı sağ parti resmi sondajlarda 33% de. Marine Le Pen olsun, Bardella olsun…

Ama rakamlar gerçek değil… Bazı araştırmacılar aşırı sağın 33% değil 37%’de olduklarını söylüyorlar… Herkes 2027’deki yerel seçimleri bekliyor…
Beklerlerse ne olacak ki?
Bütçe yok.
2027 iki turlu seçimlerinde herkesi bir felaket bekliyor…
Güzel dilli RN, aşırı sağ partisinin, devleti ele geçirdikten sonra dolaplarda gizlediği ve Fransa’yı tam bir kaosa sürükleyecek gizli kanunların neler olabileceğine dair tabii ki bazı fikirlerim var.
Şu an Macron’u ortadan kaldırmak için planlar yapılıyor, lakin Fransa da siyaset her gün değiştiği için yarın veya önümüzdeki günlerde bizleri neler bekliyor, bilemem.
Aynı Sorumsuzlar Geri Gelmişti yazısı ilk önce Bodrum Gündem üzerinde ortaya çıktı.





