AK Parti Muğla İl Başkanı Cengizhan Güngör, programda AK Parti’nin güçlü iradesinden bahsederek “Siyasi istikrarsızlığın, ekonomik krizlerin, vesayetin ve yasakların ülkemizin üzerine ağır bir gölge gibi çöktüğü bir dönemde kurulan AK Parti, yalnızca yeni bir siyasi parti değil, aziz milletimizin değişim iradesinin, demokrasi talebinin ve güçlü Türkiye idealinin adı oldu” dedi.
Güngör konuşmasında, AK Parti’nin kuruluş sürecine değinerek, “Bundan tam 25 yıl önce, 14 Ağustos 2001’de, bir millet hareketi olan AK Parti, ‘Türkiye’de artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak’ diyerek Türkiye’nin yarınlarına açılan yeni bir yolun ilk adımını attı” ifadelerini kullandı.
AK Parti’nin siyasi istikrarsızlıkların, ekonomik krizlerin, vesayetin ve yasakların yoğun olduğu bir dönemde kurulduğunu belirten Güngör, “Siyasi istikrarsızlığın, ekonomik krizlerin, vesayetin ve yasakların ülkemizin üzerine ağır bir gölge gibi çöktüğü bir dönemde kurulan AK Parti, yalnızca yeni bir siyasi parti değil, aziz milletimizin değişim iradesinin, demokrasi talebinin ve güçlü Türkiye idealinin adı oldu. Milletimiz, kuruluşundan yalnızca 15 ay sonra AK Parti’yi tek başına iktidara taşıyarak ülkemizin kaderini değiştirecek büyük yürüyüşün önünü açtı. 3 Kasım 2002’den itibaren Türkiye, Cumhurbaşkanımız ve Genel Başkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde tarihinin en kapsamlı kalkınma, demokratikleşme ve atılım dönemlerinden birine girdi” dedi.
AK Parti’nin 25 yıllık süreçte yalnızca iktidarda olmadığını belirten Güngör, “AK Parti olarak 25 yıldır yalnızca iktidarda bulunmadık. Milletimizin emanetini taşıdık, ülkemizin yükünü omuzladık, Türkiye’yi her alanda büyütmenin ve güçlendirmenin mücadelesini verdik. Bu yolculuk boyunca kapatma davalarından 27 Nisan e-muhtırasına, Gezi olaylarından 17-25 Aralık kumpasına, terör saldırılarından 15 Temmuz hain darbe girişimine kadar demokrasimizi, millî iradeyi ve Türkiye’nin istiklalini hedef alan sayısız saldırıyla karşılaştık. Küresel ekonomik krizlerle, salgınlarla, savaşlarla ve asrın felaketi olarak nitelendirdiğimiz 6 Şubat depremlerinin yol açtığı büyük yıkımla mücadele ettik. Her defasında milletimize güvendik. Milletimizle omuz omuza verdik. Önümüze çıkarılan engeller karşısında geri adım atmadık, Türkiye’nin istikametinin değiştirilmesine müsaade etmedik. Terörsüz Türkiye idealimiz doğrultusunda devletimizin kararlı iradesi, kahraman güvenlik güçlerimizin fedakâr mücadelesi ve milletimizin sarsılmaz birlik ve beraberliği sayesinde ülkemizi 40 yıldır canımızdan, kaynağımızdan ve geleceğimizden çalan terör belasından kurtardık. Bu tarihî kazanımı, şehitlerimizin aziz hatırasına ve gazilerimizin fedakârlığına sahip çıkarak birlik, kardeşlik ve huzur içinde geleceğe taşıyacağız” dedi.
Başörtüsü yasaklarının kaldırılması ve katsayı uygulamasının sona erdirilmesini de hatırlatan Güngör, devlet ile millet arasındaki mesafenin kapatıldığını ifade ederek şu ifadeleri kullandı:
“Vesayetin siyaset üzerindeki gölgesini kaldırdık, millî iradeyi devlet yönetiminin gerçek merkezi hâline getirdik. Demokrasimizin standartlarını yükselttik, temel hak ve özgürlüklerin alanını genişlettik. İnancı, düşüncesi, kökeni veya hayat tarzı nedeniyle vatandaşlarımızın ötekileştirildiği dönemlere son verdik. Başörtülü kadınlarımızın eğitim ve çalışma hayatından dışlanmasına neden olan yasakları ortadan kaldırdık. Gençlerimizin geleceğinin önüne konulan katsayı adaletsizliğini giderdik. Devlet ile millet arasındaki mesafeyi kapattık. Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olan hiç kimsenin bu ülkenin misafiri, kiracısı veya üvey evladı olmadığını gösterdik.”
Güngör, Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi’nin yeniden ibadete açılmasına da değinerek, “Milletimizin on yıllardır yüreğinde taşıdığı büyük bir hasreti sona erdirdik. Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi’nin zincirlerini kırarak 86 yılın ardından yeniden ibadete açılmasını sağladık. Böylece yalnızca tarihî bir emanete sahip çıkmadık, Türkiye’nin kendi değerleri ve kararları üzerinde söz sahibi, bağımsız ve egemen bir ülke olduğunu bütün dünyaya ilan ettik. “İnsanı yaşat ki devlet yaşasın.” anlayışıyla sosyal devletin imkânlarını toplumun bütün kesimleriyle buluşturduk. Sağlıkta gerçekleştirdiğimiz büyük dönüşümle hastaneleri, şehir hastanelerini ve modern sağlık merkezlerini milletimizin hizmetine sunduk. Eğitimde dersliklerden üniversitelere, yurtlardan teknoloji altyapısına kadar büyük bir seferberlik başlattık. 81 ilimizin tamamını üniversiteyle buluşturduk” dedi.
6 Şubat depremlerinin ardından yürütülen çalışmaları açıklayan Güngör, “TOKİ eliyle milyonlarca vatandaşımızı güvenli ve modern konutlara kavuşturduk. Yaşlılarımızdan engelli vatandaşlarımıza, ihtiyaç sahibi ailelerimizden şehit yakınları ve gazilerimize kadar toplumun her kesimini kuşatan sosyal destek mekanizmaları kurduk. 6 Şubat depremlerinin ardından şehirlerimizi yalnızca yeniden inşa etmekle kalmadık, daha dirençli ve daha güvenli bir geleceğin temellerini attık” dedi.
Türkiye’nin ulaşım ve altyapı yatırımlarına da dikkat çeken Güngör, “Türkiye’yi ulaşım ve altyapıda çağ atlattık. Bölünmüş yollarla şehirlerimizi birbirine bağladık, yüksek hızlı tren ağlarını ülkemizin dört bir yanına ulaştırdık. Marmaray, Avrasya Tüneli, Yavuz Sultan Selim Köprüsü, Osmangazi Köprüsü, 1915 Çanakkale Köprüsü, İstanbul Havalimanı ve daha nice eserle milletimizin yıllarca hayalini kurduğu projeleri gerçeğe dönüştürdük. Türkiye’yi teknoloji üreten, tasarlayan ve geliştiren bir ülke hâline getirdik. Yarım asrı aşan yerli otomobil hayalimizi Togg ile gerçeğe dönüştürdük. Kendi otomobilini, insansız hava araçlarını, savaş gemilerini, helikopterlerini ve uçaklarını üretebilen güçlü bir Türkiye inşa ettik” diye konuştu.
Güngör, Türkiye’nin savunma sanayiinde kendi ihtiyaçlarını karşılayabilen ve dost ülkelerin güvenliğine katkı sağlayan bir ülke konumuna geldiğini söyledi.
Konuşmasında uzay çalışmalarına da yer veren Güngör, “Cumhuriyet tarihimizin ilk astronotunu uzaya gönderdik. İlk yerli ve millî haberleşme uydumuz Türksat 6A’yı uzayla buluşturduk. Millî Uzay Programı’mızla Türkiye’nin iddiasını gökyüzünün ötesine taşıdık. Karadeniz’de keşfettiğimiz doğal gazı milletimizin hizmetine sunduk. Gabar’daki petrol üretimiyle yer altı kaynaklarımızı ekonomimize kazandırdık. Akkuyu Nükleer Güç Santrali, yenilenebilir enerji yatırımları ve yeni keşiflerle enerjide tam bağımsız Türkiye hedefimize kararlılıkla ilerledik” dedi.
AK Parti’nin üye sayısına da değinen Güngör, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından açıklanan resmî verilere göre partinin 11 milyon 709 bin 913 üyesi bulunduğunu belirterek, “Bugün AK Parti, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının açıkladığı resmî verilere göre 11 milyon 709 bin 913 üyesiyle Türkiye’nin açık ara en büyük siyasi partisidir. Bu sayı, milletimizin hareketimize duyduğu güvenin, teşkilatlarımızın fedakâr çalışmasının ve Türkiye sevdamızın en somut göstergelerinden biridir. Ancak bizim için her üyemiz yalnızca bir rakam değil, aynı ideale inanmış bir yol ve dava arkadaşıdır. AK Parti’nin asıl gücü binalardan, makamlardan veya unvanlardan değil, milletimizle kurduğu sarsılmaz gönül bağından gelmektedir. 25 yıllık hikâyemizde elde ettiğimiz bütün başarıların gerçek sahibi aziz milletimizdir. Sandıklara sahip çıkan teşkilat mensuplarımızdan mahalle mahalle, sokak sokak çalışan kadın ve gençlik kollarımıza, kuruluşumuzdan bugüne kadar farklı kademelerde sorumluluk üstlenen bütün yol arkadaşlarımıza şükranlarımızı sunuyoruz. Bu kutlu davaya ömrünü adamış ve bugün aramızda bulunmayan kardeşlerimizi rahmetle, minnetle ve dualarla yâd ediyoruz” ifadelerini kullandı.
AK Parti’nin 25 yıllık birikimini geleceğin temeli olarak gördüklerini belirten Güngör, Türkiye Yüzyılı hedeflerine ilişkin de mesaj verdi.
Güngör, konuşmasını “Terörsüz Türkiye kazanımını kalıcı hâle getiren, sivil ve özgürlükçü anayasasıyla demokrasisini güçlendirmiş, yüksek teknolojide öncü, ekonomide daha güçlü, enerjide ve savunmada tam bağımsız bir Türkiye için çalışmayı sürdüreceğiz. Cumhurbaşkanımız ve Genel Başkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde Türkiye Yüzyılı’nı milletimizle birlikte inşa edeceğiz. 25. kuruluş yıl dönümümüzün coşkusunu 81 ilimizde düzenleyeceğimiz çeşitli programlarla yaşayacağız. Kutlamalarımızı, 14 Ağustos 2026 Cuma günü Cumhurbaşkanımız ve Genel Başkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın teşrifleriyle Başkent Millet Bahçesi’nde gerçekleştireceğimiz büyük ve coşkulu buluşmayla taçlandıracağız. Aziz milletimizi, 25 yıllık eser, hizmet ve mücadele yolculuğumuzun gururunu paylaşmaya, Türkiye Yüzyılı yürüyüşümüzde saflarımızı daha da sıklaştırmaya davet ediyoruz” sözleriyle tamamladı.
Programın ardından AK Parti teşkilat üyeleri ve katılımcılar Kurşunlu Camii’ne geçti. Burada akşam namazının ardından Mevlid-i Şerif programı gerçekleştirildi.
Muhabir: EMİNE BUŞRA ALAN






